- Erzurum Haber Gazetesi - https://erzurumhabergazetesi.com/ -

ERKON ne yaptı diyenlere…

Bazen yapılan işi küçümsemek, o işi yapmaktan çok daha kolaydır.

Son zamanlarda zaman zaman aynı soruyu duyuyorum:

“ERKON ne yaptı?”

Güzel soru.

O zaman lafı eğip bükmeden, Murat Şahsuvaroğlu başkanlığındaki ERKON’un kısa sürede ortaya koyduğu tabloya bakalım.

Çünkü eleştirmek herkesin hakkıdır. Ancak eleştiri yaparken yapılanın hakkını teslim etmek de vicdanın gereğidir.

 

ÖNCE DAĞINIK ERZURUM GÜCÜNÜ TOPLAMAYA BAŞLADI

Erzurum’un Türkiye’nin hemen her şehrinde derneği var, federasyonu var, vakfı var.

İş insanı var, bürokratı var, akademisyeni var, siyasetçisi var, gazetecisi var.

Yani Erzurum’un insan gücü konusunda hiçbir sıkıntısı yok.

Asıl mesele, yıllardır bu büyük gücün dağınık olmasıydı.

İstanbul başka telden, Kocaeli başka telden, Bursa başka telden çalarsa; Sakarya’daki Erzurumlu Antalya’dakinden, Denizli’deki İstanbul’dakinden habersiz olursa bu büyük potansiyel gerçek bir güce dönüşebilir mi?

ERKON önce bu soruna el attı.

 

TÜRKİYE’DEKİ ERZURUM STK’LARININ İLETİŞİM AĞINI KURDU

Türkiye genelinde faaliyet gösteren Erzurum dernekleri, federasyonları ve vakıfları için kapsamlı bir iletişim ağı oluşturulmaya başlandı.

Kim nerede?

Hangi şehirde hangi Erzurum derneği var?

Federasyonun başkanı kim?

Vakıf kiminle yönetiliyor?

Kiminle nasıl irtibat kurulacak?

Bu yapıların birbirlerine kolaylıkla ulaşabilmesi için adeta bir Erzurum STK bilgi ve iletişim bankası oluşturuldu.

Dışarıdan bakıldığında bunun önemini anlamayan olabilir.

Ancak STK işini bilen bilir:

Bir camiayı güçlü yapan sadece sayısının çokluğu değildir. O insanların birbirine ne kadar hızlı ulaşabildiği ve gerektiğinde ne kadar hızlı birlikte hareket edebildiğidir.

 

DARMADAĞINIK STK YAPISINI AYNI MASADA BULUŞTURDU

Bana göre Murat Şahsuvaroğlu dönemindeki ERKON’un en önemli işlerinden biri tam da budur.

Yıllardır farklı şehirlerde kendi imkânlarıyla mücadele eden ancak birbirleriyle yeterince güçlü bağ kuramayan Erzurum STK’ları aynı masa etrafında buluşmaya başladı.

İstanbul’dan Kocaeli’ye, Bursa’dan Sakarya’ya, Antalya’dan Denizli’ye ve Türkiye’nin birçok şehrine kadar uzanan Erzurum STK ağı arasında güçlü bir iletişim köprüsü kuruldu.

Dernekler, federasyonlar ve vakıflar birbirlerinden haberdar olmaya başladı.

ERKON kimsenin tabelasını indirmedi.

Kimsenin kurumsal kimliğine müdahale etmedi.

Kimseye “Kendini feshet, bana katıl” demedi.

Tam tersine çok doğru bir anlayış ortaya koydu:

“Herkes kendi çatısı altında güçlü olsun ama mesele Erzurum olduğunda hepimiz aynı masada buluşalım.”

İşte konfederasyonculuk budur.

Ayrı ayrı duran güçleri yok etmek değil, o güçleri Erzurum ortak paydasında tek yumruk haline getirmektir.

 

ERZURUM’DA ŞUBE AÇTI, MEMLEKETLE BAĞINI GÜÇLENDİRDİ

ERKON yalnızca İstanbul’dan Erzurum’u konuşan bir yapı olmak istemedi.

Erzurum’a gitti.

Kurumları ziyaret etti.

Şehrin meselelerini dinledi.

Ardından Erzurum Şubesi açılarak konfederasyonun memleketle doğrudan kurumsal bağı güçlendirildi.

Çünkü İstanbul’daki Erzurumlu ile memleketteki Erzurumlu arasında güçlü bir köprü kurulmadan “Büyük Erzurum Birliği”nden söz etmek mümkün değildir.

ERKON bu köprünün temellerini attı.

 

BİNLERİ AYNI SOFRADA BULUŞTURDU

ERKON’un geniş katılımlı iftar programları da sadece yemek yenilen organizasyonlar olarak görülmemeli.

Siyasetten bürokrasiye, iş dünyasından sivil toplum kuruluşlarına kadar Erzurum camiasının farklı kesimleri aynı çatı altında buluştu.

İnsanlar birbirini tanıdı.

Yeni ilişkiler kuruldu.

Yeni iş birliklerinin kapıları açıldı.

Çünkü birlik dediğiniz şey sosyal medyada “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” yazmakla kurulmuyor.

İnsanları aynı masanın etrafında buluşturmanız gerekiyor.

ERKON bunu yaptı.

 

ERZURUM’U İSTANBUL’UN GÖBEĞİNE TAŞIDI

4-7 Haziran’da gerçekleştirilen Erzurum Tanıtım Günleri ise başlı başına büyük bir organizasyondu.

Erzurum’un kültürü, tarihi, gastronomisi, yöresel değerleri ve insan gücü İstanbul’da geniş kitlelerle buluşturuldu.

Devlet adamları, siyasetçiler, belediye başkanları, bürokratlar, iş insanları ve STK temsilcileri Erzurum ortak paydasında bir araya geldi.

Yüz binlerce insan Erzurum’la buluştu.

ERKON burada sadece birkaç günlük etkinlik düzenlemedi.

Erzurum’un İstanbul’daki vitrinini oluşturdu.

 

ERZURUMSPOR İÇİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYDU

Ve elbette Erzurumspor…

Murat Şahsuvaroğlu’nun Erzurumspor sevdası ERKON Genel Başkanlığıyla başlamadı.

Ancak ERKON döneminde bu sevdanın daha geniş bir camianın ortak meselesi haline getirilmesi için önemli bir adım atıldı.

İstanbul’daki Büyük Erzurumspor Buluşması bunun en güzel örneklerinden biri oldu.

İş insanları, STK temsilcileri ve Erzurumspor sevdalıları aynı salonda buluşturuldu.

Sadece “Erzurumspor’un yanındayız” denilmedi.

Maddi destek istendi.

Sponsorluk istendi.

Reklam desteği istendi.

İş dünyasına açıkça “Elinizi taşın altına koyun” çağrısı yapıldı.

Çünkü Erzurumspor’a sevgi kadar ekonomik güç de lazım.

ERKON sorumluluk aldı.

Üstelik mesele İstanbul’la bırakılmadı. Kocaeli, Sakarya ve diğer şehirlerde de Büyük Erzurumspor Buluşmalarının devam ettirilmesi iradesi ortaya konuldu.

İşte konfederasyon olmanın anlamı budur:

Bir şehirde yakılan ateşi Türkiye’ye yayabilmek.

 

İŞ DÜNYASINA “MEMLEKETİNE YATIRIM YAP” DEDİ

Türkiye’nin dört bir yanında çok güçlü Erzurumlu iş insanları var.

Peki bu ekonomik güç Erzurum’a yeterince yansıyor mu?

Asıl konuşmamız gereken meselelerden biri budur.

Murat Şahsuvaroğlu bu konuya da dikkat çekerek Erzurumlu iş insanlarının memlekete yatırım yapması, istihdam oluşturması ve şehrin kalkınmasına katkı sağlaması gerektiğini dile getirdi.

Çünkü hemşehricilik sadece düğünde, cenazede, piknikte, gecede yan yana gelmek değildir.

Hemşehricilik gerektiğinde sermayeyi, tecrübeyi, bilgiyi, çevreyi ve gücü memleket için seferber edebilmektir.

ERKON’un bundan sonraki en önemli görevlerinden biri de bu potansiyeli somut yatırımlara dönüştürmek olmalıdır.

 

ASIL MESELE: ERZURUM’UN GÜCÜNÜ ORGANİZE ETMEK

Erzurum’un insan sıkıntısı yok.

Erzurum’un yetişmiş insan sıkıntısı yok.

Erzurum’un iş insanı sıkıntısı yok.

Erzurum’un bürokratı, akademisyeni, siyasetçisi, sanatçısı, gazetecisi yok değil.

Hepsi var.

Hem de fazlasıyla var.

Bizim yıllardır yaşadığımız temel problem başka:

Organizasyon eksikliği.

Birbirini tanımayanı tanıştırmak…

Birbirine ulaşamayanı buluşturmak…

Ayrı ayrı konuşanları aynı masaya oturtmak…

Ve mesele Erzurum olduğunda farklılıkları bir kenara bırakıp tek ses çıkarabilmek…

ERKON’un Murat Şahsuvaroğlu döneminde yapmaya çalıştığı esas iş budur.

 

HER ŞEY TAMAM MI? ELBETTE HAYIR!

ERKON her şeyi yaptı mı?

Hayır.

Yapılacak daha çok iş var.

Zaten bizim ERKON’dan beklentimiz küçük değil.

Daha güçlü bir Erzurum lobisi bekliyoruz.

Ankara’da, İstanbul’da ve Türkiye’nin her noktasında Erzurum’un meselelerinde daha yüksek ses bekliyoruz.

Erzurum’a daha fazla yatırım bekliyoruz.

Gençlere ve öğrencilere yönelik projeler bekliyoruz.

İş arayan Erzurumlu gençlerle Erzurumlu iş insanlarını buluşturacak projeler bekliyoruz.

Erzurumspor’a verilen desteğin büyümesini bekliyoruz.

Erzurumlu iş insanlarının memlekete yatırım yapmasını sağlayacak somut adımlar bekliyoruz.

Türkiye’de oluşturulan bu büyük STK ağının ekonomik, sosyal ve siyasi anlamda güçlü bir Erzurum lobisine dönüşmesini bekliyoruz.

Çünkü ERKON’un potansiyeli bunların tamamını yapabilecek büyüklüktedir.

 

ŞİMDİ SORUYORUM: ERKON NE YAPMADI?

Birileri hâlâ çıkıp;

“ERKON ne yaptı?”

diye soruyorsa cevabımız açık.

Türkiye genelindeki Erzurum derneklerini, federasyonlarını ve vakıflarını birbirine bağlayacak iletişim ağını oluşturdu.

Darmadağınık durumdaki Erzurum STK yapısını aynı masada buluşturdu.

İstanbul’u, Kocaeli’yi, Bursa’yı, Sakarya’yı, Antalya’yı, Denizli’yi ve diğer şehirlerdeki Erzurum STK’larını birbirine yaklaştırdı.

Erzurum’da teşkilatlandı.

Binlerce Erzurumluyu aynı çatı altında buluşturdu.

Erzurum’u İstanbul’da yüz binlerle buluşturdu.

İş dünyasını memlekete yatırım yapmaya çağırdı.

Erzurumspor için iş dünyasını ve camiayı harekete geçirdi.

Ve en önemlisi;

Yıllardır herkesin söylediği ama bir türlü gerçekleştirilemeyen “Erzurum için birlik olalım” sözünü kurumsal bir zemine oturtmaya başladı.

Üstelik bütün bunlar yılların değil, ayların işi.

Eksik olabilir.

Hata olabilir.

Daha iyisi mutlaka yapılabilir.

Eleştiri de yapılmalıdır.

Ama eleştirinin hakkını verebilmek için önce yapılanın hakkını teslim etmek gerekir.

O nedenle ben artık “ERKON ne yaptı?” diye soranlara başka bir soru soruyorum:

Darmadağınık STK yapısını bir araya getiriyorsa…

Türkiye’nin farklı şehirlerindeki Erzurum kuruluşlarını aynı masada buluşturuyorsa…

Ortak bir iletişim ağı kuruyorsa…

Erzurum’u yüz binlerle buluşturuyorsa…

Erzurumspor için iş dünyasının kapısını çalıyorsa…

Erzurumlu iş insanına “Memleketine yatırım yap” diyorsa…

Ve bütün bunları birkaç ay içerisinde yapıyorsa…

ERKON ne yaptı diye sormadan önce söyleyin bakalım:

 

SİZ ERKON’DAN DAHA NE BEKLİYORSUNUZ?

Eleştirelim.

Daha fazlasını isteyelim.

Yanlışını da söyleyelim.

Ama yapılanı yok saymayalım.

Çünkü Erzurum’un bugün yeni kavgalara, yeni ayrılıklara ve yeni kamplaşmalara değil; birlik olmaya, birlikte hareket etmeye ve Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış gücünü tek yumruk haline getirmeye ihtiyacı var.

ERKON bu yolda yürüyorsa bize düşen, yanlışını söylemek ama doğrusunun da arkasında durmaktır.

Çünkü mesele Murat Şahsuvaroğlu meselesi değildir.

Mesele bir makam, bir koltuk veya bir tabela meselesi de değildir.

Mesele Erzurum’dur.

Ve mesele Erzurum olduğunda hepimizin ortak cümlesi şu olmalıdır:

Güçlü ERKON, güçlü Erzurum!