Şehrin bütününe, kurumsal disiplin içerisinde siyasete ve her yere yetişmeye çalışan ve yetişen Mehmet Sekmen başkan beni bir de EDEP (Eğitime Destek Platformu) toplantılarında şaşırttı. EDEP toplantıları ayda bir yapılır, STK’ler ile eğitimle ilgili bürokratlar bir araya gelir tavsiye niteliğinde fikirler paylaşılır… Bir nevi istişare toplantısı… Bu toplantılara zaman zaman valiler, vali yardımcıları, toplantı gündemine göre bazı il müdürleri katılır. Bu ve benzeri birçok toplantıda bürokratların ve siyasetçilerin bir kısmı “toplantı bitse de gitsek” edasındadır. Konuşanı dinlemezler; yanındakilerle fısıldaşırlar, saçıyla saatiyle, telefonuyla, masadaki herhangi bir şeyle uğraşırlar.
Mehmet Sekmen Başkan öyle değil. Konuşmak için konuşan olmadıktan sonra (ki bunu Sekmen başkan kolayca anlar) konuşanın fikrini daha iyi anlamak, açıklığa kavuşturmak için konuşmacının sözünü keser, sorular sorar, müzakereye girer; hiç beklemediğimiz şekilde her detayla ilgilenir. Yeter ki samimi ve özgün bir fikir işitsin, başkan sonuna kadar ilgilenir, kendisinin ve ekibinin yapacağı bir netice çıkarırsa oracıkta kurmaylarına gerekli talimatları verir. Fikir beyan eden kişi, böylece kendisini değerli hisseder.
Daha evvel, özel görüşmelerimizde şahit olmuştum. Ancak bu toplantılarda şunu çok iyi gözlemledim ve inandım ki Mehmet Sekmen Başkanın en hassas olduğu konu çocuklar, gençler, aileler ve yeni neslin ahlâk ve maneviyâtı… Bu konuda belediyenin tüm imkânlarını seferber ediyor. Eğitim ve yeni nesil meselesinde şehrin alt yapı üst yapı, üretim, istihdam gibi konularına boğulmuş olan Başkan tamamen başka biri olup çıkıyor. Sanki 1980’lerin o “millî görüş” ruhu başkanın bedeninde en taze haliyle diriliyor. Bir manevî mimar, bir dava eri çıkıyor karşımıza. “Mücahit Erbakan” sloganlarıyla 1980’lerin ve 90’ların siyasî ve sosyal olaylarını genç ruhumuzda sonuna kadar yaşadığımız için midir, Mehmet Sekmen bu hali, kırk yıllık tanış gibi geliyor bana.
Başkan; Erzurum’da ve çevre illerde okulların, Kuran kurslarının, gençlerle ilgili bir yapının veya oluşumun eksiğini, sıkıntısını gidermek için var gücüyle çalışmaktadır. Başkan Mehmet Sekmen; okulların bahçesiyle, dış cephesiyle, mescitleriyle, oyun alanlarıyla, bin türlü eksiğiyle öyle heyecanla ilgilenir ki valiliğe bağlı YİKOP bu konularda ikinci planda kalır.
Mehmet Sekmen başkanın gençlere özel bir değer verdiğini herkes bilir. Belediye başkanlığında üçüncü dönemini yaşadığı Erzurum’da, ilk döneminde (2014-2019) ekibini birkaç isim hariç hep gençlerden oluşturdu. O vakit yeni yeni tanıdığımız Başkan hakkında arkadaşlara şunu demiştim. Başkan Mehmet Sekmen hikâyesini ilk defa kendisiyle yazacak gençleri seçiyor ki kendi kurumsal kültürünü, yönetim biçimini belediyeye kolaylıkla oturtsun. Başkan belki bu konuda haklıydı. Yıllardır belediyede olup birçok siyasiyle, bürokratla ve belediye başkanlarıyla çalışmış kişilerin hizmet anlayışını değiştirmek çok zor olabiliyorken gençler işlenmemiş maden gibi… Bu yönetim biçiminin en büyük dezavantajı gençlerdeki meslekî, idarî, kurumsal ve sosyal acemilik, toyluk… Aldıkları vazifeye lâyık olgunluk sahibi olamamaları… Başkan büyük risk almıştı ve bu risk Başkan’ı zaman zaman zor durumda bıraktı. İstanbul’dan geldiği için kendisinin de çok iyi tanımadığı, daha çok parti referansıyla yanına aldığı gençlerin yaptığı yanlışlar, hatalar ve adlarının bazı olumsuzluklarda geçmesi Başkan’ı zor durumda bıraktığı oldu.
Başkanı belki de en iyi anlayanlardan biri benim. Eğitimci kimliğimle ömrüm gençlerin arasında geçti. Nice gencin hayatına dokundum sayısını bilemem. Aynı şekilde STK’lerde nice gencin hayatı öğrenmesine, hayata atılmasına destek olduk, ön açtık, güvendik…. İsabet ettiğimiz de çok oldu yanıldığımızda… Biz STK’de üç beş adamda yanılıyorken Başkan’ın yanılmasını pek âlâ anlıyorum. 2012’de ŞEHİRDER’i ben gençlerle kurdum. Yirmili yaşlardaki gençlerle… Bir iki isim otuzunun başındaydı, ben de kırk demiş gibiydim. Salgın (pandemi) sürecinde kaybettiğimiz, çok sevdiğim ve değer verdiğim Doktor Ali Kurt hocam “Gençlere bu kadar yüz verme, sonra zor durumda kalırsın, sana kelek atarlar!” demişti de ben de ona “Aldanmak da hayatta var.” demiştim, zaman içerisinde aldatılmanın her türlüsünü tecrübe ederek…
Mehmet Sekmen başkanın gençlere verdiği değeri yatırımlara bakarak somut olarak da görebilirsiniz. Hemen her mahalleye yapılan “Bilgi Evleri, ESMEK”ler” gençlerle dolup taşmaktadır. Erzurum’da EBB’ye bağlı spor okulları çocuklara ve gençlere büyük imkânlar sağlıyor. Sekmen Başkan üniversitede okuyan başarılı öğrencilere burs veriyor. Saymakla bitmez, daha neler neler… Başı ağrıyan, işsiz kalan Sekmen Başkanın yanında soluğu alıyor.
Erzurumspor’u adeta mezardan çıkaran başkandır Mehmet Sekmen… Cemal Polat başkandan sonra her geçen gün malî açıdan kötüye giden ve neredeyse amatör lige düşecek seviyeye gelen, malî kriz nedeniyle sık sık başkan değiştiren ve en son kapısına kilit vurulması gündeme gelen Erzurumspor Mehmet Sekmen başkanla birlikte bugün Süper Lig’de… Takımımız, Sekmen Başkan döneminde yine Süper Lig’e çıkmıştı. İlk yazımızda Sekmen Başkanın özgeçmişine yer verirken onun Kartalspor başkanı olarak ulaştığı başarıları hatırlatmıştık.
Çok net.
Bugün Mehmet Sekmen başkan olmazsa Erzurumspor birkaç yıl içerisinde en alt lige düşer veya kapanır.
Mehmet Sekmen Başkanın en önemli özelliklerinden biri de “hızlı karar verip uygulaması” ve “duygusallığı”dır. Başkanın hem çok başarılı olmasında hem zaman zaman yanılgılarında karakterindeki bu özelliği öne çıkıyor. Başkanımız halkın ifadesiyle “tez canlı”. Bu tez canlılık, duygusallıkla birleşince bazen Başkan, (konuya göre) son konuştuğu kişiden ziyadesiyle etkilenebiliyor. Erzurum’da üçüncü dönemi olduğu için artık şehri ve şehrin insanlarını çok iyi tanıdı. Ancak bilhassa ilk döneminde, yanında ve yöresindekilerin yanlış yönlendirmelerine aldandığı elbette oldu. Meseleleri takla attıran ve kendisi de takla atan tipler başkanı adeta markaja almıştı. O günler geride kaldı. Başkanın artık Erzurum’u her yönüyle tanıdığını düşünüyorum; il merkeziyle, ilçeleriyle, mahalleleriyle; taşıyla, suyuyla, mevsimleriyle, toprağıyla; insanıyla, yöreselliğiyle… Ömrü Erzurum’da geçmiş önceki başkanlardan da çok tanıdığına eminim. Keşke Başkan ilk geldiğinde Erzurum’u bugünkü gibi tanısaydı, demeden edemiyoruz.
Başkanın tez canlılığı, hızlı karar alma kabiliyeti ve tecrübesi geçen yılların kefareti gibi işlerin organize edilmesini, koordinasyonunu ve çözümünü de hızlandırmıştır. Şunu da unutmuyoruz: “Salavat kuvvete bağlı!”… Erzurum’un ekonomisi ve İller Bankasından aldığı pay belli…
Mehmet Sekmen başkan enflasyonla mücadelede yine yaptı yapacağını ve hemen her semte “Halk Pazarı” adıyla modern marketler açtı. Bu marketlerde halk en çok kırmızı et ve beyaz et ürünlerine, sebze ve meyve reyonlarına ilgi gösterdi. Halk Pazarı’nda halkın “boykot ürünü” dediği katil İsrail ürünlerinin satılmasına izin vermedi Sekmen Başkan. EBK’da sabah namazında et/kıyma sırasına giren halkımız Halk Pazarı’nda rahatlıkla piyasadan oldukça ucuza et alabildi. Halk Pazarı çeşit olarak diğer zincir marketlerden geri kalmadı. Açtığı istihdam da cabası. Ayrıca Halk Pazar’ında çalışan personel birçok marketin çalışanından daha iyi ücret alıyordu. Başkan Mehmet Sekmen’in enflasyona karşı bu refleksi Türkiye’de takdir topladı ve birçok belediyeye örnek oldu. Hatta bazı şehirler oralarda da Halk Pazarı açsın diye Sekmen Başkana başvurdu.
Velhasılıkelam;
Allah saklasın, “Yorulmayan Adam” Mehmet Sekmen başkan bir belediye başkanının çok ötesinde şehrin ağabeyisidir, kanaat önderidir, şehrin hem İstanbulkapısıdır hem Ankarakapısıdır. Mehmet Sekmen bu şehrin “şehremîni”dir. Allah kendisine sağlıklı ömürler versin ve Erzurum’a hizmete devam etsin.
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı olarak bir taleple yazı dizimi sonlandırayım:
Sayın Başkanım belediyenin işlettiği, Palandöken’deki otelin adı sizin millî ruh anlayışınızla örtüşmüyor. Bu otelin adı “Snowdora Ski Resort Hotels” olmamalı, Türkçe bir kelime olmalı, Erzurum’a has olmalı… Önerimiz “Ejder 3200” veya bize ait başka bir kelime…
(Mehmet Sekmen Başkanımızla ilgili bu üçüncü ve SON yazımız)