MENÜ ☰
Büyük Erzurum Sofrası
Genel Haberleri
Akil Gençler Platformu Erzurum Heyet Başkanı Ahmet Efe oldu. Efe, “Ümmet bilinci ile hareket ederek, ülkemizin birlik beraberliği için gayret göstereceğiz” dedi.
Akil Gençler Platformu Erzurum Heyet Başkanı Ahmet Efe oldu. Hakikat şiarını benimseyen bir gençlik oluşumu için hareket edeceklerini belirten Efe, yeni görevinde başarılı olmak için tüm gücü ile çalışacaklarını söyledi.
Efe, “Dünya görüşü her ne olursa olsun haksızlığa uğrayan, bir karıncanın dahi hakkını arayan bir gençlik olduğu için, insanların problemlerini kendine mesele edinen, hakikatten asla taviz vermeyen bir gençlik olduğu için, ülkenin sorunları ile hemhal olan bir gençlik olduğu için, hiçbir annenin bir damla dahi göz yaşlının akmasını istemeyen bir gençlik olduğu için, Çanakkale’de atasının uğruna canını ortaya koyduğu ülke toprağının her karışının kıymetini bilen bir gençlik olduğu için, ülkede geçmişte yazılan anayasaların gençlerin kanları ile yazıldığını ve yeni anayasanın gençlerin fikirleri ile yazılması gerektiğini haykıran bir gençlik olduğu için, dili her ne olursa olsun söz konusu ülke olduğundan omuz omuza verip kardeşçe mücadeleyi benimseyen bir gençlik oluşumu olduğu için, kısacası yarının gençlerine barış ve kardeşlik şiarının benimsendiği bir Türkiye bırakmak isteyen bir gençlik hareketi olduğu için gelin her birimiz akil genç olalım” dedi.
“Bize güvenenleri mahcup etmeyeceğiz”
Akil Gençler Platformu Erzurum Heyet Başkanı Ahmet Efe, Kendilerine olan güveni hiçbir zaman boşa çıkarmayacaklarını ifade eden Efe, “Başta bizi Bu göreve layık gören genel başkanımız Ömer Şahin’e ve MYK üyelerimize teşekkür ederim. Gençlik çalışmaları ile ülke gençliğinin daha iyi bir noktaya bilinçli bir şekilde gelmesi için nitelikli çalışmalar yapacak ve gençliğin sadece katılımcı değil söz sahibi olması için çabalayacağız. Yapacağımız çalışmalar ile 15 Temmuz da yaşadığımız üzücü olayların tekrarlanmaması ve ortaya çıkan Çanakkale ruhunun unutulmaması için yeni nesli bilinçlendirmeyi hedefliyoruz. Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in söylediği gibi “Kim var? Denildiğinde, sağına soluna bakmadan Ben varım!” diyebilecek cesaretli, donanımlı vatansever gençlerimizin yetişmesi için çabalayacağız. Öncelikli hedefimiz; bize sadece gelenlerle değil, gençliği kurtarmanın önemli noktasının bizim gideceğimiz gençler ile olacağı şuurunu şiar edinmek olacaktır” şeklinde konuştu.
Birlik ve beraberlik vurgusu
İslam coğrafyasının içinde bulunduğu zorlu günlere ve ülkemize oynanan oyunlara Erzurum Akil gençler platformu olarak kayıtsız kalamadıklarının altını çizen Efe, “İslam ülkelerinin yaşadığı bu zor günlerde ümmetin yapılan katliamlara sessiz kalması, umursamaz tavırları, dinimizin emrettiği ümmet bilincinin çok uzağındadır. Efendimiz SAV in Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır hadisi şerifinden yola çıkıp yapılan bu kadar zulümlere sessiz kalmak neden bu hallere düştüğümüzün belki de bir faturası. Efendimiz SAV bu kutlu yola çıktığı zaman çok çile çekmişti, başlarda kimseler O’ na inanmazken, hosgorusuyle güvenilirliği ve Allahın emirlerini kusursuz bir şekilde aktararak her türlü zorluğun ve oynanan oyunların üstesinden gelerek yüce dinimizi kainata kabul ettirmiştir. Kur’an-ı Kerim’de geçtiği üzere her zorlukta bir kolaylık vardır ,bizlerde bu zor günlerin üstesinden iman gücüyle, birlik beraberlik ve dayanışma ile aşarak güzel günlere kavuşacağız inşallah. Geçmişimizle, ecdadımızla, Osmanlı devletinin şanlı büyük padişahları ile övünmek yerine onların adil, her işlerinde Allah rızası ve ümmetin bekası için çabalarını örnek almalıyız. Bugün Balkan ülkelerine gittiğinizde hoş geldin Abdulhamid’ in torunu diyorlarsa, Suriye’de Filistin’de Irak’da Erdoğan bizlere yetiş deniyorsa tarihten bugüne mazlumların umudu olduğumuzun kanıtıdır. Çanakkale savaşında her şeyin bittiği yerde tekrar bir bütün olarak inançla değerlerimize sahip çıkarak bu zaferin kazanılmasında İslam çatısı altında birlik ve beraberliğin olduğu gerçeğini unutmamak gerekir. En son yaşadığımız 15 Temmuz olaylarında da inanarak bu oyunun üstesinden geldiğimizi unutmamalı, emperyalist güçlerin cennet vatanımızı Suriye ve Irak’a çevirmelerine izin vermemeliyiz. Tarihimiz boyunca Müslüman olmamızdan dolayı ve sahip olduğumuz topraklar yüzünden hep sıkıntı çekip hep bir takım oyunların kurbanı olduk. Şimdi Halep’teki, Arakan’daki, Kudüs’deki Müslümanları, insanları görmezden gelemeyiz çünkü her şeyden önce bizler insanız ve Müslümansız vakit birlik olma ve oynanan oyunları bozma vaktidir. Ben ne yapabilirim demeyelim gücümüz yettiğince maddi ve manevi olarak destek vermek zorundayız bu bizim borcumuzdur” diye konuştu.
22.12.2016 11:00   💬 0   👀
Doğum kadının hayatındaki en özel anı olduğunu belirten Op.Dr. Aslı Alay, gebelik süreci boyunca sancıların ne zaman başlayacağı, doğumun nasıl olacağı hakkında bilgiler verdi.
Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Aslı Alay, “Anneliği yaşamak, bebek sahibi olmak yeni ve güzel bir hayata başlangıçtır. Doğum sancısı ise oldukça şiddetli bir ağrı olup, Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji Derneği doğum ağrılarının giderilmesini önermektedir. Doğumda ağrının nedenini incelersek: 1-her kasılma rahim kasına giden kan akımını azaltır ve oksijensiz kalan rahim kası ağrıya neden olur. 2-rahim ağzının açılması ve bu açılma sırasında sinir köklerine baskıda ağrıya yol açar. 3-rahimi saran zarların gerilmeside ağrı nedenidir. Doğum ağrısının mutlaka yaşanılması gerektiği konusundaki yanlış inanışlarda zamanla azalmaktadır. Ağrının giderilmesi için kullanılan bölgesel anestezi yöntemleri oldukça başarılı olup, tecrübeli ekip ile uygulandığı takdirde güvenlidir. Günümüzde doğumun hastane şartlarında yapılması, bölgesel anestezinin kullanımının artması ile doğum ağrısız bir şekilde gerçekleşebilmektedir” dedi.
Op.Dr. Aslı Alay, doğum ağrılarını giderilmesinde kullanılan yöntemleri şöyle sıraladı:
“1-Psikolojik destek: Ülkemizde son yıllarda daha sık uygulanılabilmektedir. İlaç tedavisine yardımcı, destekleyici yöntem olarak düşünülmelidir. Kadına hem ailesi hem hekimi tarafından psikolojik destek verilmesi, korkularının ve sorularının giderilmesi, doğum sürecinin ayrıntılı bir şekilde anlatılması gebeyi rahatlatır. Çünkü annenin gerginliği korkuya, korku sırasında salgılanan hormonlarda ağrıyı arttırır. Kadının gerilmesi, kaslarının gerilmesine yol açar ve doğum eyleminin ilerlemesini önler. İlaçsız ağrının giderilmesine yönelik yöntemler kadının ağrıyı en az algılamasını sağlayan, bedeninde gevşemeye yol açan uygulamalardır. Anne adayına ağrı hissi sırasında solunumunu kontrol etmesi öğretilir. Nefes kontrolü sancıların başladığı anda gebenin derin nefes alması ağrının azalmasında etkili olduğu düşünülmektedir. Doğru nefes annenin ağrıya dayanıklılığını arttırır. Solunum teknikleri sancıların başlaması ile uygulanmaya başlanılmalıdır. Anne adayı burundan nefes alır ve ağzınla sanki yemeği üfler gibi verir. Sancıların artması ve aktif doğum eyleminin başlaması ile sancı anında yavaşça nefes alınır ve yavaşça verilir. Sancı bitince normal nefes alıp verme periyoduna geçilir. Hipnoz, akapunktur ile ilgili çalışmalarda mevcuttur. Bu yöntemlerin bazı çalışmalarda ağrı giderilmesinde yaralı olacağı tespit edilmiştir.
2-Ağrı kesiciler: Narkotik ağrı kesiciler: bölgesel anestezi (epidural anestezi, spinal anestezi) ‘nin kullanılamadığı durumda doğum ağrılarının giderilmesinde kullanılır. Bu ilaçlar annede bulantı, kusma, solunum sıkıntısı, uyku hali oluşturabilir. Plesanta yolu ile bebeğe kolayca geçebilmekte bebekte doğum sonrasında uyku hali, solunum sıkıntısına yol açmaktadır. Mevcut yan etkiler nedeni ile kullanımı azalmaktadır.
3-Bölgesel anestezi/bölgesel ağrı giderici yöntemler: Solunum sıkıntısı ve uyku hali gibi yan etkiler oluşturmadan ağrının giderilmesinde oldukça etkili bir yöntemdir. Normal vajinal doğum sırasında kullanılan ağrı kesici yöntemlerde amaç, annenin hareketini engellemeden, bebeğe giden kan akımını azaltmadan doğumun gerçekleşmesinin sağlanmasıdır. Bu amaçla son yıllarda sık kullandığımız ve ağrısız doğuma yol açan epidural ile doğum tercih edilen bir yöntemdir.Epidural ile doğumda anne adayı uyanıktır, çünkü bu yöntem uyku hali yapmaz. Annenin ağrısının giderilmesi stres hormonlarının salgılanmasını azaltır, nefes kontrolünü sağlar. Doğum ağrılarının giderilmesinde oldukça etkili ve güvenli bir yöntemdir.” şeklinde konuştu.
22.12.2016 10:20   💬 0   👀
Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören çocuklar için Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu’nun eşi Nilgün Azizoğlu öncülüğünde Erzurum’daki Kamu Kurum ve Kuruluşlarında görev yapan bürokrat eşleri tarafından dokunan 300 bere hastane yetkililerine, yapılan sade bir törenle teslim edildi.
Nilgün Azizoğlu törende yaptığı konuşmada, “Kampanyaya katılan hanımlara teşekkür ederek, çocuklarımızın yüzlerinde küçük bir tebessüm oluşturabilirsek ne mutlu bizlere, dualarımız onlarla beraber, büyük bir sevgi ve gayretle örülen bu bereler bu soğuk kış günlerinde gönüllerde umarım ki mutluluk ve huzur yaratır. Bu tür sosyal sorumluluk faaliyetlerine bundan böyle de Erzurumlu hanımlarla beraber katkı sunmaya devam edileceğini ifade ederek örülen bereleri ve oyuncakları hastane yetkililerine teslim etti. Başta İl Jandarma Komutanının eşi, subay ve astsubay eşleri olmak üzere, diğer kamu kuruluşlarında görev yapan Kamu görevlilerinin eşleri tarafından kısa bir sürede örülen bereler Öğretmenevi’nde gözlerde mutluluk ve sevinç gözyaşlarıyla birlikte çok duygulu anların yaşanmasına sebep oldu. Bu projeye katkı sağlayan hanımefendiler, güzel ve anlamlı bir faaliyete katkı sağlamış olmanın mutluluğunu yaşadılar” diye konuştu.
22.12.2016 09:39   💬 0   👀

Ejder3200 Dünya Kayak Merkezi’nde kayak sezonunun açılmasıyla birlikte gondol ve liftlerin kullanımına ilişkin fiyat belirleme çalışması tamamlandı. Palandöken ve Konaklı…

22.12.2016 01:37   💬 0   👀

Beşiktaş’ta meydana gelen terör saldırısında ağır yaralanan çevik kuvvet polisi Erzurum’lu Selman Güven 10 gün sonra komadan çıkmayı başardı. Bayrampaşa…

22.12.2016 01:17   💬 0   👀

FATİH Yeşilyurt’un istifasıyla boşalan Ak Parti Erzurum İl Başkanlığı’na atanan, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Mehmet Emin…

22.12.2016 01:06   💬 0   👀

BÜYÜKŞEHİR Belediye Erzurumspor’da, ilk yarının tamamlanmasıyla birlikte istifalar da ardı ardına gelmeye başladı. ERKHABER’in özel haberine göre, yönetiminde yaşanan sorunlara…

22.12.2016 01:00   💬 0   👀
Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu, Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar’ı ziyaret etti. Başkan Bulutlar, Vali Azizoğlu’na Palandöken ilçe genelinde yaptığı çalışmaları ve yatırımları anlattı.
Çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Azizoğlu, “ İlk Erzurum’a geldiğim günden bugüne çok yoğun bir dönem yaşadık. O sebeple merkez belediyelerimize ziyarette aksama oldu. İlçelere gittiğimiz zaman belediyeleri ziyaret ediyorum ama şehir merkezindeki belediyelerimizle her zaman beraberiz diye ziyaret yapamadık. O yüzden hem Palandöken belediyemizi ziyaret edelim, hem başkanımızla birlikte ilçe de yapılan çalışmaları değerlendirelim diye bugün belediyemizi iade-i ziyaret ettik. Belediye Başkanımızın öncülüğün de Palandökenimize güzel yatırımlar yapıldığını görüyoruz. Yeni hizmet binası, ilçe emniyet müdürlüğümüz, birincisi faaliyetlerine devam eden kültür merkezi ve spor kompleksin den sonra ikinci kültür merkezimiz ve yeni nikâh sarayını çalışmaları ilçemiz de tüm hızıyla devam ettiğini gördük. Palandöken ilçemiz de caddesi, sokağı yerleşim planı düzenli ve sorunsuz bir şekil de görmek bizleri mutlu ediyor. Erzurum’umuzun en önemli sorunu başta Eğitim de ikili eğitim biran önce bu ikili eğitim den kurtulmamız gerekiyor. Erzurum’a acil 550 derslik lazım. Bir diğer sorunu ise kentsel dönüşüm bunun için de yerelde buna ağırlık vermek gerekiyor” dedi.
Palandöken’de yatırımlarımız artarak devam edecek
Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu’nun Palandöken Belediyesini ziyaretin den duyduğu memnuniyetini dile getiren Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar,” Palandökenimiz ilçe olduğu günden bugüne yaptığımız çalışmalar kapsamında girişimlerimizi sonucun da ilçemize iki banka şubesi getirdi. Milli eğitim, halk eğitim müdürlükleri ilçemiz de bulunuyor fakat Palandöken İlçemizin Kaymakamlığı ve diğer müdürlükler maalesef Yakutiye ilçesin de yani Erzurum şehir merkezin de. Bunun için bir takım girişimler de bulunduk. İlk olarak Palandöken Belediyesi olarak yeni hizmet binası yaptık inşallah bir ay sonra yeni hizmet binamıza geçtiğimiz de mevcut binamızı yerini İlçe Kaymakamlığına vermek için girişimler de bulunduk. Yine ilçemiz de bulunmayan İlçe Emniyet Müdürlüğümüze Belediye olarak yeni bir hizmet binası yapıyoruz ve bitme aşamasında. Birinci Kültür Merkezimiz ve Spor Kompleksimizi faaliyete soktuk şuanda yaklaşık bin 500 kişi eğitim alıyor. Yıldızkent bölgemiz de ikincisi için ihale yapıldı ve müteahhit firmaya yer teslimi yapıldı çalışma başladı. Yenişehir bölgemiz de Erzurum’un ilk ve tek olma özeliği bulanan nikâh sarayı için projelendirme çalışmalarımız tamamlandı. Yunus Emre Mahallesin de ve Valilik ile Köşk’ü bir birine bağlayan 15 Temmuz Şehitleri Caddesi tamamlanarak hizmete açtık. Palandöken Belediyesi olarak ilçemiz de ilk defa Harput Mahallesin de 120 ye yakın gece kondu temizlenerek kentsel dönüşüm gerçekleştirdik ve hak sahipleri mağdur edilmeyerek bedellerini ödedik. Yenişehir de Kentsel Yenileme kapsamın da Rus Pazarı olarak bilinen alanları yenileyerek moderni konutlar inşa edildi. Palandöken Belediyesi olarak imara aykırı yapılaşmaya müsaade etmediğimiz gibi Eğitim ve Sağlık Ocağı gibi kurumlara tahsisi edilen arsaları alanları dışında yapılaşmasına izni vermedik. Palandöken ilçemiz için yaptığımız yatırımlar ve çalışmaları asla çok görmüyoruz. Bu çalışmalarımız ve yatırımlarımız artarak devam edecek.” diye konuştu.
Daha sonra Başkan Bulutlar, Vali Azizoğlu’na günün anısına Recep Tayyip Erdoğan Kültür Merkezinde kurulan yeni sanat atölyesinde yapılan Oltu taşı tespih hediye etti.
21.12.2016 13:12   💬 0   👀
Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Demirdöğen, Erzurum’da faaliyet gösteren yerel ve ulusal basın-medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.
Basın mensupları ile tanışma ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunma amacıyla düzenlenen toplantıda konuşan Genel Sekreter Prof. Dr. Osman Demirdöğen, birlikte hareket, istişare, ihtiyaçları karşılayacak projeler ve programlarla bölgedeki kalkınma hedeflerini anlattı.
Ajansın potansiyelini bölgenin kalkınması için kullanacaklarını ifade eden Demirdöğen; kamu, özel sektör ve sivil toplum örgütleriyle birlikte çalışıp kaliteli projeleri destekleyerek titizlikle çalışacaklarını ifade etti.
Ajans birim başkanlarının da yer aldığı toplantıda basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Demirdöğen, Ajans faaliyetlerinin yönlendirilmesinde, daha etkin ve verimli çalışmaların ortaya konulabilmesinde basının çok önemli bir rol üstlendiğini belirtti.
Basın temsilcilerinin bölgenin kalkınması ve gelişmesine yönelik önerilerinin paylaşıldığı toplantı, karşılıklı görüş alışverişiyle tamamlandı.
21.12.2016 12:48   💬 0   👀
Aşırı soğukların etkisini sürdürdüğü Doğu Anadolu Bölgesinde, Türkiye’nin en soğuk yerleşim birimi eksi 33, 9 derece ile Ardahan’ın Göle ilçesi oldu. Bölgede soğuk havada okula gitmeye çalışan küçük öğrenciler zorlanıyor.
Sibirya soğuklarının etkisi altında bulunan Doğu’da, göller, dereler şadırvanlar buz tuttu. Soğuk hava nedeniyle vatandaşlar araçlarının üzerine battaniye sererek korumaya çalışıyor. Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı Ardahan’ın Göle ilçesinde 33, 9 derece olarak kaydedildi.
Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü verilerine göre, gece saatlerinde Türkiye’deki en soğuk yerleşim yerleri eksi 33, 9 dereceyle Ardahan’ın Göle ilçesi, eksi 30, 2 dereceyle Ardahan Çıldır, eksi 30 dereceyle Erzurum Horasan, eksi 29, 3 dereceyle Erzurum Tekman, eksi 28,5 dereceyle Erzurum Pasinler ve eksi 28,4 dereceyle Ardahan merkez oldu.
Doğu’daki il merkezlerinde ise en düşük hava sıcaklığı sıfırın altında olmak Ardahan’da 28,4, Kars’ta 24, 9, Ağrı’da 26, 8, Erzurum’da 19, Erzincan’da 11,4 ve Iğdır’da 18,8 derece oldu.

Öğrencilerin zorlu okul yolculuğu
Aşırı soğukların hüküm sürdüğü Erzurum’da küçük öğrenciler sabah saatlerinde okula gitmekte güçlük çekiyor. Erzurum’un bugünlerde Antarktika’dan daha soğuk olduğunu ifade eden küçük öğrencilerden Sefa Taşkıran, “Erzurum çok soğuk. Üşüyoruz hatta donuyoruz. Okula gidip gelmemiz bir hayli zor bugünlerde. Okulların tatil olmasını istiyoruz. Kaşlarımız, kirpiklerimiz buz tutuyor” dedi.

21.12.2016 12:36   💬 0   👀
ERZURUM (İHA) – Erzurum’un Oltu ilçesinde sobadan sızan karbonmonoksit gazından etkilenen 6 kişi hastanelik oldu.
Edinilen bilgiye göre, Karabekir Mahallesinde gece yarısı yanan sobanın üzerine kömür atıp yatan Şahin ailesi sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendi. Aile, sabah 05.00 sıralarında Recep Şahin’in babasının odasına giderek rahatsızlandığını söylemesi üzerine 112 Acil Servisi arayarak yardım istedi. Recep Şahin (44), Leyla Şahin (42), Abdulkadir Şahin (8) ve Hayrunnisa Şahin (10) 112 Acil Servis’te yapılan ilk müdahalelerinin ardından Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilirken Ahmet Şahin (80) ve Naciye Şahin (73) ise Oltu Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.
21.12.2016 12:00   💬 0   👀
Erzurum Memur Sen tarafından Cuma günü “15 Temmuz Milli İrade Mücadelesi ve Sivil Toplum Konferansı” yapılacak.
Erzurum Memur Sen tarafından Cuma Günü saat 18.30’da Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezinde, Savcı Sayan, Erkan Tan ve Tarkan Zengin’in konuşmacı olarak katılacağı “15 Temmuz Milli İrade Mücadelesi ve Sivil Toplum Konferansı” yapılacak.
Memur Sen Erzurum İl Temsilcisi Abdullah Duman ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Mustafa Karataş, İHA Erzurum Bölge Müdürlüğünü ziyaret ederek, İHA Bölge Müdürü Ayhan Türkez ile bir süre görüştü.
Duman ve Karataş, konferansın geniş kapsamlı olacağını ifade ederek, tüm Erzurumluları konferansa davet ettiler.
21.12.2016 11:15   💬 0   👀
Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte yoğun kar yağışı etkisi altına giren ve köy yollarının kapandığı Erzurum’da, 112 Acil Komuta Merkezi’ne bağlı istasyonlarda faaliyet gösteren sağlık ekipleri, Kasım ayıdan bugüne kadar 8 bin 614 vakaya müdahale etti.
Erzurum’da yaklaşık iki aydan beri yağan karla birlikte zorlu kış mesaisine başlayan Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü Ekipleri, ambulans helikopter, snowtrack, paletli ve karasal ambulanslarla kapanan köy yollarındaki hastalara tipi ve karda gece-gündüz, büyük fedakarlıklarla ulaşmaya devam ediyor.
Son iki ay içerisinde 112 Acil Çağrı Hattına 120 bin çağrı geldiğine dikkat çeken sağlık ekipleri, geçtiğimiz Kasım ayında 5 bin 300, Aralık ayında bugüne kadar 3 bin 314 vaka aldıklarını belirttiler. Son iki ay içerisinde kendilerine telefonla bildirilen bu vakaların 47’sini helikopter ambülansla hastanelere yetiştiren acil sağlık elemanları, 35 hastaya da snowtrack ambülansla ulaştı.
112 Acil Sağlık ekipleri, bu kış döneminde 564’ü doğum, 848’i kalp damar hastalıkları, 428’i trafik kazası ve çeşitli travma vakaları ve diğer vakalar olmak üzere 3 binin üzerinde hastaya acil sağlık hizmeti sundu.
Vançelik “Sağlık çalışanlarımız büyük fedakarlık sergiliyorlar”
Köy yolları kar nedeniyle kapandığı zaman snowtrack ve paletli ambulanslarla hastalara ulaştığını açıklayan Erzurum İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Serhat Vançelik, “Sağlık Bakanlığımızın her türlü zorlu hava koşullarında kullanmamız için bizlerin hizmetine sunduğu donanımlı ve kış şartlarına uygun araçlarla kapalı yollara rağmen hastalara ulaşmamız büyük bir hizmet. Bu hizmetin aksamadan sürdürülmesi için fedakarca görev yapan sağlık çalışanlarımızın emekleri için de çok müteşekkiriz” dedi.
Özellikle son haftada yağan aşırı kar nedeniyle köy yollarının tamamına yakınının kapanmasına rağmen, Valilik öncülüğünde olağanüstü çaba sarfeden İl Kriz Merkezi ve Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına da teşekkür eden İl Sağlık Müdürü Serhat Vançelik, doğum vakaları başta olmak üzere acil sağlık hizmetlerinde hiçbir aksamanın olmadığını, zor şartlara rağmen acil vakaların tamamının sağlık ekiplerine ulaştırıldığını kaydetti.
112 Acile yapılan çağrıların çoğu gereksiz..!
İl Sağlık Müdürü Serhat Vançelik 112 acil çağrı hattına yapılan ihbarların % 70’inin asılsız ve gereksiz çağrılar olduğuna dikkat çekerek, vatandaşlardan bu konuda çok dikkatli olmaları gerektiğini yineledi. Vançelik, kısa ve anlaşılır cümlelerle doğru adres bilgilerini çağrı elemanına bildirmekle vakitten büyük tasarruf edildiğine vurgu yaparak, vatandaşların panik yapmadan hastanın durumunu 112 çağrı elemanına bildirdiği andan itibaren ambulansların şehir merkezindeki herhangi bir vakaya en fazla 5 dakikalık bir sürede yetişebildiğini söyledi. Vatandaşlardan gereksiz çağrılardan kaçınmaları konusunda bir kez daha duyarlı davranmalarını çağrısı yapan Vançelik, asılsız çağrıların, gerçek hastalara ulaşmada büyük engel teşkil ettiğini sözlerine ekledi.
21.12.2016 10:49   💬 0   👀
Diyetisyen Elif Yıldız, demir eksikliğinin kadınlarda daha fazla görüldüğünü söyledi.
Dermaklinik Estetik ve Güzellik Merkezinden Diyetisyen Elif Yıldız, “Demir; oksijen taşınması ve depolanmasında, elektron taşınmasında, hücre büyümesi ve çoğalmasında, vücutta gerekli birçok reaksiyonlarda ve bağışıklık sisteminde kullanılan yaşam için vazgeçilmez bir elementtir. Vücudumuzda toplam demir miktarı 4-5 gramdır. Bunun yüzde 65’i hemoglobin (kandaki demir), yüzde 4’ü kadarı miyoglobinde (kaslarda), yüzde 15-30 kadarı da ferritin (depo demir)olarak bulunur” dedi.
Demir eksikliğinde iki basamak bulunduğunu dile getiren Diyetisyen Elif Yıldız, “Demir eksikliği, vücudun toplam demirinin azalması durumudur, anemi henüz yoktur. Demir eksikliği anemisi (DEA) ise demir eksikliğinin, artık eritrosit yani kırmızı kan hücre yapımının etkilemesi (azaltması) durumudur” diye konuştu.
Dünyada demir eksikliği görülme sıklığının yüzde 66-80 iken, demir eksikliği anemisi (DEA) yüzde 30 olduğunu belirten Diyetisyen Elif Yıldız, “Türkiye’de genel olarak 0-5 yaş grubu çocukların ortalama yüzde 50’sinde, okul çağı çocuklarının yüzde 30’unda, emzikli kadınların ise yüzde 50’sinde anemi görülebilmektedir. Özellikle 0-5 yaş grubu çocuklar, okul çağı çocuklar ve gençler, gebe ve emzikli kadınlar önemli risk gruplarıdır. Ayrıca Türkiye’ de kırsal bölgelerde gebe olmayan kadınlarda DEA yüzde 10-40 civarındadır” ifadelerini kullandı.
Diyetisyen Elif Yıldız, demir eksikliği sıklığının kadınlarda erkeklere göre daha fazla görüldüğünü belirterek, şunları söyledi: “Bunun sebebi ise; menstruasyon, gebelik ve emziklik dönemine bağlı azalma, beslenme ile yetersiz alımı gibi özel dönemlerdir. Bazen menstruasyon bozuklukları (kanama düzensizliği ve yoğunluğu), sindirim sisteminde problemler (kanamalar) da aşırı demir kaybına sebep olabilir. Gıdalardaki demir; hem demir ve hem olmayan demir olarak iki şekilde bulunur. Hem demirin emilimi hem olmayan demire göre daha fazladır. Hem demir hayvansal kaynaklı ürünlerde bulunur. Kırmızı et, dalak, ciğer gibi. Hem olmayan demir ise meyve, kurubaklagil, tahıllar, buğday ve çavdar ekmeklerinde bulunur. Emilimi daha az olduğu gibi çay ve kahve gibi içeceklerle de emilimi azalır. Hem olmayan demirin emilimini arttırmak için C vitamini içerikli gıdalarla beraber tüketilmesi gerekir. Günlük beslenmemizde örneğin; pekmez yerken üzerine limon sıkmak, etin yanında bol limonlu salata ve tam buğday ekmeği tüketmek ya da et-salata ve yanında az miktarda portakal suyu içmek gibi kombinasyonlar yaparak hem olmayan demirin emilimini arttırabiliriz. Ancak DEA varsa sadece gıda takviyesi yeterli gelmez. Doktorun önerdiği tedavinin yanında yukarıdaki uygulamaları yapmak daha doğru olur. Bayanların menstruasyon döneminde beslenmelerine bu noktada dikkat etmeleri gerekir. Hem olmayan demiri C vitamini ile tüketerek ve hem demir kaynaklı gıda tüketimini arttırarak aşırı kanamaya bağlı demir kayıplarının önüne geçilebilir. Ayrıca bu özel dönemlerde kuru üzüm, kuru hurma, ceviz, badem gibi atıştırmalıklar da bu dönemin rahat atlatılmasını sağlayacaktır.”
21.12.2016 10:26   💬 0   👀
Dişlerin, yıllar içinde sarardığını ve doğal görüntüsünü kaybettiğini belirten Diş Hekimi Mahmut Genç, dişlerin eski estetik rengine kavuşmasının sanılanın aksine zor ve zahmetli olmadığını söyledi.
Uğurel Diş Polikliniği Kurucu Hekimlerinden Diş Hekimi Mahmut Genç, “Kliniğe başvuran hastalarımızın bir çoğunda mevcut olan düşünce dişlerin sarardığı ve artık geri dönmeyeceği yönünde. Ancak gelişen teknolojiler ile dişlerdeki ağartma işlemi artık çok basit ve ekonomik boyutlarda” dedi.
Dişlerinden estetik anlamda rahatsız olan hastaların yapması gereken ilk iş diş hekimlerini ziyaret etmeleri ve çözüm için konuşmaları olduğunu kaydeden Genç, “Diş beyazlatma için hekimlerin bir çoğunun kullandığı iki yöntem vardır. Birincisi klinik ortamında yapılan ve lazer ışını ile ağartıcı jelin uygulandığı ofis tipi beyazlatma ve diğeri hastanın diş ölçüleri alınarak ve diş plağı yapılarak hastanın evde kendisinin uyguladığı ev tipi beyazlatma. Etkili ve kalıcı beyazlık için bizim tavsiye ettiğimiz iki yöntemin kombine olarak uygulanması, ofis tipi beyazlatmada dikkat edilmesi gereken diş eti dokularının korunması ve lazer ışığına hastanın maruz kalmaması” diye konuştu.
Hangi Durumlarda Beyazlatma Yapılamaz?
Genç, “Dişin minesinde kalıtsal olarak meydana gelmiş veya sonradan olan kalıcı renk değişikleri beyazlatma ile geçmez. Mesele tetrasiklin renklemeleri veya ileri florozisli dişlere ağartma işlemi başarılı olamayacaktır. İleri derecede grileşmeye başlamış dişlerde yine beyazlatma işleminden yarar alamayabiliriz. Beyazlatma genel olarak 15 yaş üstü her bireye uygulanabilir. Bununla ilgili kanıtlanmış herhangi bir zarar belirlenmemiştir. Her yaşta her insana uygulamak mümkündür” ifadelerini kullandı.
Beyazlatma sırasında ve sonrası iki günde dişte hassasiyetler olabildiğini belirten Genç, “Bu etki kalıcı bir durum değildir ve katlanılmayacak seviye de değildir. Basit ağrı kesiciler ile geçebilen anlık hassasiyetlerdir” şeklinde konuştu.
21.12.2016 10:24   💬 0   👀

ERZURUM'DA HAVA

ERZURUM
Peron Istanbul
YENİ SAYI

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Üzgünüm, şu anda etkin anket yok.

BAĞLANTILAR