MENÜ ☰
Büyük Erzurum Sofrası
Tübilmer
Genel
Demir eksikliği kadınları vuruyor
Diyetisyen Elif Yıldız, demir eksikliğinin kadınlarda daha fazla görüldüğünü söyledi.
Dermaklinik Estetik ve Güzellik Merkezinden Diyetisyen Elif Yıldız, “Demir; oksijen taşınması ve depolanmasında, elektron taşınmasında, hücre büyümesi ve çoğalmasında, vücutta gerekli birçok reaksiyonlarda ve bağışıklık sisteminde kullanılan yaşam için vazgeçilmez bir elementtir. Vücudumuzda toplam demir miktarı 4-5 gramdır. Bunun yüzde 65’i hemoglobin (kandaki demir), yüzde 4’ü kadarı miyoglobinde (kaslarda), yüzde 15-30 kadarı da ferritin (depo demir)olarak bulunur” dedi.
Demir eksikliğinde iki basamak bulunduğunu dile getiren Diyetisyen Elif Yıldız, “Demir eksikliği, vücudun toplam demirinin azalması durumudur, anemi henüz yoktur. Demir eksikliği anemisi (DEA) ise demir eksikliğinin, artık eritrosit yani kırmızı kan hücre yapımının etkilemesi (azaltması) durumudur” diye konuştu.
Dünyada demir eksikliği görülme sıklığının yüzde 66-80 iken, demir eksikliği anemisi (DEA) yüzde 30 olduğunu belirten Diyetisyen Elif Yıldız, “Türkiye’de genel olarak 0-5 yaş grubu çocukların ortalama yüzde 50’sinde, okul çağı çocuklarının yüzde 30’unda, emzikli kadınların ise yüzde 50’sinde anemi görülebilmektedir. Özellikle 0-5 yaş grubu çocuklar, okul çağı çocuklar ve gençler, gebe ve emzikli kadınlar önemli risk gruplarıdır. Ayrıca Türkiye’ de kırsal bölgelerde gebe olmayan kadınlarda DEA yüzde 10-40 civarındadır” ifadelerini kullandı.
Diyetisyen Elif Yıldız, demir eksikliği sıklığının kadınlarda erkeklere göre daha fazla görüldüğünü belirterek, şunları söyledi: “Bunun sebebi ise; menstruasyon, gebelik ve emziklik dönemine bağlı azalma, beslenme ile yetersiz alımı gibi özel dönemlerdir. Bazen menstruasyon bozuklukları (kanama düzensizliği ve yoğunluğu), sindirim sisteminde problemler (kanamalar) da aşırı demir kaybına sebep olabilir. Gıdalardaki demir; hem demir ve hem olmayan demir olarak iki şekilde bulunur. Hem demirin emilimi hem olmayan demire göre daha fazladır. Hem demir hayvansal kaynaklı ürünlerde bulunur. Kırmızı et, dalak, ciğer gibi. Hem olmayan demir ise meyve, kurubaklagil, tahıllar, buğday ve çavdar ekmeklerinde bulunur. Emilimi daha az olduğu gibi çay ve kahve gibi içeceklerle de emilimi azalır. Hem olmayan demirin emilimini arttırmak için C vitamini içerikli gıdalarla beraber tüketilmesi gerekir. Günlük beslenmemizde örneğin; pekmez yerken üzerine limon sıkmak, etin yanında bol limonlu salata ve tam buğday ekmeği tüketmek ya da et-salata ve yanında az miktarda portakal suyu içmek gibi kombinasyonlar yaparak hem olmayan demirin emilimini arttırabiliriz. Ancak DEA varsa sadece gıda takviyesi yeterli gelmez. Doktorun önerdiği tedavinin yanında yukarıdaki uygulamaları yapmak daha doğru olur. Bayanların menstruasyon döneminde beslenmelerine bu noktada dikkat etmeleri gerekir. Hem olmayan demiri C vitamini ile tüketerek ve hem demir kaynaklı gıda tüketimini arttırarak aşırı kanamaya bağlı demir kayıplarının önüne geçilebilir. Ayrıca bu özel dönemlerde kuru üzüm, kuru hurma, ceviz, badem gibi atıştırmalıklar da bu dönemin rahat atlatılmasını sağlayacaktır.”
21.12.2016 10:26   💬 0
Genel
Bembeyaz dişlere sahip olmak artık çok daha kolay
Dişlerin, yıllar içinde sarardığını ve doğal görüntüsünü kaybettiğini belirten Diş Hekimi Mahmut Genç, dişlerin eski estetik rengine kavuşmasının sanılanın aksine zor ve zahmetli olmadığını söyledi.
Uğurel Diş Polikliniği Kurucu Hekimlerinden Diş Hekimi Mahmut Genç, “Kliniğe başvuran hastalarımızın bir çoğunda mevcut olan düşünce dişlerin sarardığı ve artık geri dönmeyeceği yönünde. Ancak gelişen teknolojiler ile dişlerdeki ağartma işlemi artık çok basit ve ekonomik boyutlarda” dedi.
Dişlerinden estetik anlamda rahatsız olan hastaların yapması gereken ilk iş diş hekimlerini ziyaret etmeleri ve çözüm için konuşmaları olduğunu kaydeden Genç, “Diş beyazlatma için hekimlerin bir çoğunun kullandığı iki yöntem vardır. Birincisi klinik ortamında yapılan ve lazer ışını ile ağartıcı jelin uygulandığı ofis tipi beyazlatma ve diğeri hastanın diş ölçüleri alınarak ve diş plağı yapılarak hastanın evde kendisinin uyguladığı ev tipi beyazlatma. Etkili ve kalıcı beyazlık için bizim tavsiye ettiğimiz iki yöntemin kombine olarak uygulanması, ofis tipi beyazlatmada dikkat edilmesi gereken diş eti dokularının korunması ve lazer ışığına hastanın maruz kalmaması” diye konuştu.
Hangi Durumlarda Beyazlatma Yapılamaz?
Genç, “Dişin minesinde kalıtsal olarak meydana gelmiş veya sonradan olan kalıcı renk değişikleri beyazlatma ile geçmez. Mesele tetrasiklin renklemeleri veya ileri florozisli dişlere ağartma işlemi başarılı olamayacaktır. İleri derecede grileşmeye başlamış dişlerde yine beyazlatma işleminden yarar alamayabiliriz. Beyazlatma genel olarak 15 yaş üstü her bireye uygulanabilir. Bununla ilgili kanıtlanmış herhangi bir zarar belirlenmemiştir. Her yaşta her insana uygulamak mümkündür” ifadelerini kullandı.
Beyazlatma sırasında ve sonrası iki günde dişte hassasiyetler olabildiğini belirten Genç, “Bu etki kalıcı bir durum değildir ve katlanılmayacak seviye de değildir. Basit ağrı kesiciler ile geçebilen anlık hassasiyetlerdir” şeklinde konuştu.
21.12.2016 10:24   💬 0
Genel
TYB Erzurum Şubesi ETÜ’de Sümmani’yi andı
Türkiye Yazarlar Birliği Erzurum Şubesi tarafından düzenlenen “Her Ay Bir Kitap Etrafında Buluşuyoruz” etkinliğinin Aralık ayı toplantısında Aşık Sümmani anıldı.
Şube Başkan Yardımcısı Yusuf Kotan sunumunu yaptığı anma toplantısında bir konuşma yapan Türkiye Yazarlar Birliği Erzurum Şube Başkanı M.Hanefi İspirli; Sümmani, Reyhani, Emrah gibi Halk Edebiyatının büyük isimlerini yetiştiren Erzurum’da değerlerimizi gençlerle buluşturmaya, anlatmaya devam edeceklerini belirterek katılımcılara ve Artvin Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden Yrd.Doç.Dr. Abdulkadir Erkal’a teşekkür etti.
Erzurum Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen konferansta Artvin Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden Yrd.Doç.Dr. Abdulkadir Erkal Aşık Sümmani’yi anlattı.
Erzurum Teknik Üniversitesi öğrencileri ve hocalarının dinleyici olarak katıldığı konferansta Erkal, Sümmani Divanı’nı hazırlayış sürecini anlattıktan sonra şiirlerinde kullandığı mazmunlardan yola çıkarak Sümmani’nin hayatından kesitler sundu.
Sümmani’nin 19.yüzyıl sonu ile 20.yüzyılın başında yaşadığını, uzun yıllar diyar diyar gezdiğini belirten Erkal, O’nun kendi döneminin değil 21.yüzyılında büyük şairlerinden birisi olduğunu hatırlattı.
Narman’ın Samikale Köyü’nde başlayan hayatının büyük bir kısmını gurbette geçiren Aşık Sümmani ile ilgili akademik çalışmalarının artmasını beklediğini söyleyen Erkal daha sonra şiirlerinden örnekleri öğrencilerle paylaştı. Programda Erzurumlu Aşıklar; Mevlüt Mertoğlu ve Sıtkı Eminoğlu Sümmani’nin şiirlerini seslendirdiler.
Prof. Dr. Dilaver Düzgün, Prof. Dr. Halit Dursunoğlu, Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu, Doç. Dr. Yusuf Ziya Sümbüllü, Yrd. Doç. Dr. Uğur Akbulut, EBB Kültür Sanat Merkezi Müdürü Ergün Engin ve Çaykur Bölge Müdürü Zeki Sarıavcı’nın katıldığı program plaket takdimi ile sona erdi.
21.12.2016 09:29   💬 0
Genel
Barınaktaki hayvanlar ‘Eskimo’ usulü soğuktan korunuyor
Doğu Anadolu bölgesinde etkili olan Sibirya soğuklarından dolayı hava sıcaklıklarının eksi 37 dereceye kadar düştüğü Erzurum’da barınaktaki hayvanlar Eskimo usulü sistemle dondurucu soğuklardan korunuyor.
Erzurum’da sıcaklıkların geceleri sıfırın altında 40 derecelere kadar düşmesiyle Erzurum Büyükşehir Belediyesine bağlı barınaktaki hayvanlar Eskimo usulü evlerde soğuklardan korunuyor. Barınaktaki yaklaşık 450 köpek için oluşturulan özel evler, karlarla örtülerek hayvanların üşümesini engelliyor. Kedilerin ise, soğuklara karşı dirençlerinin daha az olmasından dolayı ev şeklinde yapılan odalarda kalorifer sistemi ile soğuklardan korunmaya çalışılıyor.
Eski usul Moğol sistemi ile köpekler soğuklardan korunuyor
Erzurum’da sıcaklıkların sıfırın altında 35-40 derece olduğunu ifade eden Veteriner Hekim Bilal Çoruh, “Barınaktaki hayvanları dondurucu soğuklardan koruyabilmek için eski usul Moğol sistemi yapıyoruz. Kulübelerin üzerlerini karla kaplayarak köpeklerin kulübelerde daha sıcak kalmalarını sağlıyoruz. Özellikle gece Erzurum’da soğukların daha şiddetli olmasından dolayı bu yöntem köpekler için epey ısıtıcı olabiliyor” dedi.
Yerden ısıtmalı kedi evleri
Kedilerin dondurucu soğuklara karşı daha dirençsiz olduğunu vurgulayan Çoruh, “ Soğuklara karşı kediler köpeklere göre daha dirençsizdir. Bundan dolayı kediler için yapılmış özel odalar bulunmaktadır. Kalorifer sisteminin olduğu oda ayrıca yerden de ısıtılabilmektedir. Kedi evlerinde kediler soğuktan bu şekilde korunuyor” diye konuştu.
21.12.2016 07:11   💬 0
Bluepet - Ergaz
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı

ERZURUM'DA HAVA

ERZURUM
Peron Istanbul
YENİ SAYI

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Üzgünüm, şu anda etkin anket yok.

BAĞLANTILAR