Dolmabahçe Stadı’nda yine yüzümüz gülmedi.
Beşiktaş’a 3-0 yenildik.
Nasıl gülsün ki?
İleride tek adamın var.

Gol umudunu neredeyse yalnızca Eren Tozlu’ya bağlamışsın.
Alternatif üretmekte zorlanıyorsun.
Savunmada beşli bir hat kurmuşsun ama rakibin baskısını kıramıyorsun.
Rakamlar da sahadaki gerçeği bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
Topa sahip olma oranımız sadece yüzde 27.
Beşiktaş’ın kaleyi bulan 7 şutu var, bizim ise sıfır!
Rakip 10 korner kullanmış.
Biz 88. dakikada ilk ve tek kornerimizi kazanabilmişiz.
İşin en acı tarafı da şu:
Maçın en önemli pozisyonunu bile o tek kornerde bulduk.
Mustafa Yumlu’nun kaleyi bulan tek şutu yan direkten döndü.
Doksan dakika boyunca rakip ceza sahasına kaç kez girebildik?
Yalan olmasın, 2-3 kez…
Böyle bir tablo karşısında fazla söze gerek var mı?
Kaptan Mustafa Yumlu, maçtan sonra “Gücümüz bu kadar” demekle yetindi.
Teknik direktör Serkan Özbalta da Fenerbahçe derbisini kazanarak moral bulan Beşiktaş karşısında savunmada zaaflar yaşadıklarını kabul etti. Yenilginin acısını gelecek hafta Samsunspor karşısında çıkaracaklarını söyledi.
Güzel sözler…
Ancak futbol, sözden çok sahada oynanıyor.
Sahadaki tablo ise ortada:
Top tutamayan, hücum edemeyen, rakip kalede tehlike yaratamayan ve 88. dakikaya kadar korner bile bulamayan bir takım…
Elbette bir maçla hüküm vermek doğru değil.
Ama Süper Lig gibi hata kaldırmayan bir ligde bu görüntünün ciddi biçimde sorgulanması gerekiyor.
Dolmabahçe’de yüzümüz gülmedi.
Şimdi gözler Samsunspor maçında.
Bakalım Erzurumspor, konuk edeceği Samsun karşısında yüzümüzü güldürebilecek mi?
*
Bir yanıt yazın